Zeynep Sönmez: Yeni Ufuklar
Türk tenisi için tarihi turnuvalardan bir tanesi geride kaldı. Zeynep Sönmez’in Wimbledon macerasına bir bakış atıyoruz.
Carlos Alcaraz ve Jannik Sinner’in rekabeti, şu ana dek bir Fransa Açık ve bir Wimbledon finali ile istediğimizi verdi. Geçen yıl Paris’teki olimpiyat altını ile sükse yapan Novak Djokovic, hâlâ en büyük turnuvalarda ileri turlar oynamaya aday bir tenisçi olduğunu hatırlattı. Kadın tenisinde Aryna Sabalenka hakimiyeti varsa da Gran Slam’lerde bir şekilde farklı şampiyonlar çıktı; Madison Keys ve Coco Gauff, ABD tenisine çok beklenenen iki zafer hediye etti. Iga Swiatek, ilk Wimbledon şampiyonluğuna ulaşarak kariyer slam’i ile arasındaki farkı bir Avustralya Açık kupasına kadar indirdi. Dev şampiyonlarına yavaş yavaş veda ederken travmada olması beklenen tenis dünyası, yepyeni öyküler ve reyting kaynakları ile kendisini tazeledi. Türk tenisi de bu hikâyelerden payına düşeni aldı.

Zeynep Sönmez’in ayak sesleri zaten bir süredir duyuluyordu. 2023’te de kendi adına ilklerle imza atan milli raket; ilk defa 50’nin üzerinde galibiyet almış, ilk defa Grand Slam elemelerinde boy göstermiş ve sıralamada 150’nin içerisine girmişti. İlk WTA 125 finali gibi özgüven aşılayan başarılar da onu yavaş yavaş majör ana tablolarına hazır bir hale getimişti.
2024 senesinde ilk slam ana tablosu ve yıl sonuna doğru WTA Merida’da gelen ilk tur düzeyindeki şampiyonlukla beraber, 2025 için iştahlanmamak mümkün değildi. Marsel İlhan ve Çağla Büyükakçay’dan bu yana ilk kez bir tenisçimiz kendi sıralaması ile en büyük turnuvaları oynayacaktı.

Tenisin sıralama sistemi sizi sürekli başarılı olmaya ve puan toplamaya sevk eder. Yani bir kez yükselince orada kalmak için kazanmak zorundasınızdır. Kağıt üstünde basit formül, kort üstünde o kadar da basit değildir. Bunun yarattığı baskıyı omuzlamanın zorluğundan da sık sık bahsedilir. 2025 başlarken, Zeynep artık bir ilk 100 tenisçisiydi ve yıl içerisinde koruması gereken önemli puanlar vardı. Yani daha ileri gitme düşüncesi kadar, yerini korumak ve artan beklentilerle mücadele etmek de önemli bir konu başlığıydı.
Avustralya Açık’taki ilk ana tablosunda ev sahibi Talia Gibson’a karşı ilk setini kazandığı maçın kaybı bir hayal kırıklığıydı. Ancak bu defa Şubat ayında oynanan ve statü gereği artık 500 puanlık daha prestijli bir turnuva olan WTA Merida’da aldığı iki galibiyet ve gördüğü çeyrek final ile ritme girdi. Toprak sezonunda sakatlık ve şanssızlıklarla mücadele etse de Madrid’te bir 1000’lik turnuvada elemelerden çıktı ve Roland Garros’ta en büyük kortlardan birinde Elina Svitolina gibi elit bir rakiple oynama deneyimini tattı. Sık sık kendisine beklenti koyarken çok ihityatlı davrandığını söyleyen Zeynep, çim kort sezonu yaklaşırken belki yine benzer bir düşüncedeydi fakat onu bu zeminde daha evvel de izlemiştik. Sezonunun en iyi günlerini yaşaması fazlaca ihtimal dahilindeydi…

Wimbledon ilk turunda, Rumen Jacqueline Cristian ile eşleşti. Burada kariyerinin ilk Grand Slam galibiyetini almak için korta çıktı ve ilk setinde 5-2 geriye düşüp set puanları karşıladığı mücadeleyi 2-0 ile kazandı. Artık Marsel ve Çağla gibi bir slam’de tur geçmeyi başarmış tenisçilerimize katılmış, 1950’den beri yapılmamış bir şeyi yapabilecek pozisyona gelmişti. Tenisin şimdikinden çok farklı bir konjonktürde oynandığı dönemde Bahtiye Musluoğlu’nun gördüğü Fransa Açık üçüncü turu, tekler düzeyinde benzersiz bir başarıydı. Üstelik Zeynep’in bu aşamayı tekrarlamak için Wang Xinyu gibi süper formda bir rakibi yenmesi gerekiyordu. Wang, Wimbledon hazırlığında birbirinden güçlü isimleri yenerek göz korkutmuş ve sıralamada da hızla yükselmekteydi. Maç boyu Çinli raket ile dişe diş bir mücadele veren Zeynep, buradan da 2-0’lık skoru çıkarmayı başardı. 1968’den beri devam eden ‘Açık Dönem’de ilk defa Türk tenisi bir slam’in üçüncü turunda temsil edilecekti.
Tabii bu sırada deneyim kazanmak adına çiftler oynamayı da ihmal etmedi ve partneri Polina Kudermetova ile ikinci tura ilerlediler. O macera zorlu bir eşleşme ile kısa sürse de Wimbledon, Türk seyircisi ile tanışmıştı ve tekler üçüncü tur maçında da harika bir atmosfer görmeyi bekliyorduk. Gece yarısından kuyruğa giren, Zeynep’i izlemek için ciddi fedakârlıklar yapan bir seyirci grubu vardı. 12. Kort’un atmosferi adeta bir milli maçı andırıyordu. Rakip Ekaterina Alexandrova veteran bir isimdi. Geçmişte çimde iki turnuva kazanmış ve buraya da 18 numara olarak gelmişti. Mücadelenin belli başlı anlarında bu deneyimi ortaya koydu ve hiçbir an makas çok açılmasa da Zeynep’in Wimbledon macerasını bitirdi. Yine de açıkladığı üzere hem Zeynep’in bizzat kendisinde hem de bizde benzer bir his mevcuttu: Üst düzey rakiplerle oynadık ve onlardan uzakta değildik.

Zeynep Sönmez, 74 numara ile yeni kariyer rekorunu kırdı ve adım adım ulaştığı ilklerin peşinde koşmaya devam ediyor. Önümüzde Amerika Açık başta olmak üzere birçok önemli durak var. Dünyanın en zorlu ve talepkâr bireysel sporlarından bir tanesinde özgüvenin önemi aşikar. Yıllardır ilmek ilmek bu özgüveni dokuyan ve sadece teknik değil, işin zihinsel boyutunda da çok önemli aşamalar kaydededen sporcumuz için heyecanlamamak zor. Bu yolda ilham verdiği ve vereceği diğer sporcular da cabası. Türk tenisini yepyeni ufuklar bekliyor olabilir.
ÖNE ÇIKANLAR
Son yıllarda dünya genelinde yükselen trend haline gelen padel tenis, klasik tenisle benzer özellikler taşıyan ancak kendine özgü dinamikleriyle fark yaratan bir raket sporudur. İspanya, Arjantin, Meksika başta olmak üzere Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinde milyonlarca kişi tarafından oynanan spor hem eğlenceli hem de sosyal yönü güçlü bir aktivitedir. Küçü…
Fitness yolculuğuna başlayanların zihninde en sık beliren sorulardan biri, “3 ayda vücut ne kadar gelişir?” sorusudur. Özellikle yaz ayları yaklaşırken ya da özel bir etkinlik öncesinde bu merak daha da yoğunlaşır. Ancak bu sorunun basit bir cevabı yoktur çünkü vücut gelişimi kişiden kişiye değişen genetik faktö…
Kilo verme yolculuğunda herkesin karşılaştığı en yaygın durumlardan biri, belirli bir noktada kilo kaybının durmasıdır. İlk aylarda düzenli olarak tartıdan inen rakamları gören kişiler, aynı kiloda sabit kaldıklarını fark ettiklerinde büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Bu durum, vücudun doğal …
