Jannik Sinner: Onun Zamanı
Jannik Sinner, 2024’ü ilk Grand Slam şampiyonluğu ile açarken dünyayı kendine hayran bıraktı. Genç İtalyan için sırada zirveye yürümek var.
İtalya’nın kuzeyindeki Güney Tirol bölgesindeki Sexten kasabası, küçük olmasına rağmen rağmen kış sporları için eşsiz tesislere ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür. Bu sevimli kasabada 2000’lerin başında doğan Jannik Sinner, kendini küçük yaşlardan itibaren üç farklı sporun içinde buldu. Dört yaşında tenis oynarken, aynı zamanda kayak yapıyor ve futbol oynuyordu. Ancak zamanla futbol hobisi geri planda kaldı ve yedi yaşında, kısa bir süreliğine tenisi bıraktı. 8-12 yaşları arasında ulusal şampiyonalar kazanarak, kendi jenerasyonunun en yetenekli ve potansiyelli kayakçılarından biri haline geldi.
Birçok kişi artık kariyerinin tamamen kayak sporuna yöneleceğini düşünürken, babasının ısrarıyla tenise geri döndü. 13 yaşında bir karar vermesi gerektiğinde, diğer spor dallarını bir kenara bırakarak tenise devam etmeye karar verdi. İşte o gün, İtalya belki de bir kayak şampiyonunu kaybetmiş olabilir ama Grand Slam şampiyonu olacak muhteşem bir tenisçi kazandı. Yıllar sonra kendisine neden kayak değil de tenis ile devam ettiği sorulduğunda, hem tamamen bireysel bir spor dalında olmanın kendisine daha fazla keyif verdiğini hem de kayak yaparken zaman zaman ciddi sakatlanma korkusu yaşadığını dile getirecekti. ITF’de adını duyurmaya başlayan Sinner, 2018 yılında profesyonel oldu ve ardından başarıları birbiri ardına geldi.

İtalyan tenisi, özellikle kadınlar kategorisinde 2000’lerde bazı yıldızlar yetiştirmiş ve başarılar elde etmiş olsa da, erkeklerde düzenli olarak kazanan ve tepede kalan bir oyuncusu yoktu. Ancak Jannik Sinner, henüz 18 yaşındayken 2019’da kazandığı NextGen ATP Finalleri şampiyonluğuyla geleceğin zirvedeki isimlerinden biri olacağını gösteriyordu ve öyle de oldu. 2020’de gelen ilk ATP şampiyonluğu, ardından ilk 30 ve ilk 20’ye yükselmesini sağladı. 2021’de kazandığı dört şampiyonlukla birlikte, artık dünyanın en iyi 10 tenis oyuncusu arasındaydı. Ve herkes aynı soruyu sormaya başladı: “Bu genç adam bir gün grand slam şampiyonu olabilir mi?”
2022 ve 2023 yılları, Jannik Sinner için oldukça çetrefilli geçti. Hem o hem de 1976 Adriano Panatta’nın kazandığı Fransa Açık’tan bu yana ilk erkek slam galibini arayan İtalya için daha biraz zaman vardı. Neyse ki genç yıldızın kort üstünde gösterdiği performanslar gün geçtikçe büyüyordu.

Agresif bir geri çizgi oyuncusu olmasının yanı sıra oyunun her iki kanadına da hükmedebilen nadir bir yetenekten bahsediyorum. Özellikle kusursuza yakın vurduğu çift el backhand’leri, Sinner’ın imzası haline geldi. Turdaki rakiplerinden daha yüksek spinli backhand’ler üretebilen Sinner, bu güçlü silahıyla rallilerde kendine önemli avantaj sağlıyordu. Aynı zamanda servislerinde de çok başarılı olan İtalyan raket, genel olarak komple bir pakete sahipti ve bir zayıflığından bahsetmek pek kolay değildi. Andre Agassi, Lleyton Hewitt ve Simona Halep gibi çok önemli oyuncularla çalışmış koç Darren Cahill ile buluşması da adeta yapbozun son eksik parçasının bulunması tadındaydı.

2024 Avustralya Açık’ta, birçok kişi Novak Djokovic’ten sonraki en büyük favorinin Jannik Sinner olduğunu düşünüyordu. Yarı finalde, Melbourne’ın ve tenisin yenilmez adamını pek de zorlanmadan geçmeyi başaran Sinner, hem bu turnuvada hem de tenisin zirvesinde bir devir teslimin yaklaştığını hissettirdi. Djokovic’i sonrası finalde Daniil Medvedev’i de 2-0 geriye düştüğü maçta yenerek hayatı boyunca hayal ettiği zaferi yaşadığını ifade etti. İtalyan raket, ailesinin her zaman arkasında olduğunu ve başarılarında ailesinin de büyük payı olduğunu dile getirirken, “Keşke her çocuk benim kadar şanslı olabilseydi. Ailem beni hiç zorlamadı ve ne yapmak istediğime her zaman saygı gösterdi” diyerek, yazının başındaki kayak ve tenis dolu çocukluk günlerine de gönderme yaptı. Şimdi, Jannik Sinner en mutlu olduğu uğraşı bulmuş ve orada zirveye çıkmış durumda. Bir gün tekrar kayak yapmak isterse onu da en iyi şekilde yapacağından şüphem yok. Sinner’in hikâyesi, ilham vermeye devam edecek…
ÖNE ÇIKANLAR
Son yıllarda dünya genelinde yükselen trend haline gelen padel tenis, klasik tenisle benzer özellikler taşıyan ancak kendine özgü dinamikleriyle fark yaratan bir raket sporudur. İspanya, Arjantin, Meksika başta olmak üzere Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinde milyonlarca kişi tarafından oynanan spor hem eğlenceli hem de sosyal yönü güçlü bir aktivitedir. Küçü…
Fitness yolculuğuna başlayanların zihninde en sık beliren sorulardan biri, “3 ayda vücut ne kadar gelişir?” sorusudur. Özellikle yaz ayları yaklaşırken ya da özel bir etkinlik öncesinde bu merak daha da yoğunlaşır. Ancak bu sorunun basit bir cevabı yoktur çünkü vücut gelişimi kişiden kişiye değişen genetik faktö…
Kilo verme yolculuğunda herkesin karşılaştığı en yaygın durumlardan biri, belirli bir noktada kilo kaybının durmasıdır. İlk aylarda düzenli olarak tartıdan inen rakamları gören kişiler, aynı kiloda sabit kaldıklarını fark ettiklerinde büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Bu durum, vücudun doğal …