Son Sinyal Kloop
Efsanevi Alman çalıştırıcının Liverpool macerası sona eriyor. Jurgen Klopp’un bu kararının ardında yatan sebep ne olabilir?
Kısa bir süre içerisinde iki önemli teknik adamın, Xavi ve Jürgen Klopp’un sezon sonunda takımlarından ayrılacaklarını açıklamaları Avrupa futbolunda büyük yankı uyandırdı. Xavi’nin yaşadıkları biraz performans odaklıydı. Onu kovmak için bekleyen bir yönetim yoktu ama Barcelona’da işlerin hiç iyi gitmemesi ve şampiyon takım olarak bu sezonun şampiyonluk yarışından çok erken kopmaları, muhtemelen Xavi’nin de Barcelona’dan kafaca kopmasına sebep olmuştu. Ama asıl etkiyi yaratan Jürgen Klopp’un ayrılığı oldu. Bunu kimse beklemiyordu. Liverpool şampiyonluk yarışında gayet iyi giden bir takımdı ve Klopp’un sözleşmesi 2022 yazında hocanın imzasıyla 2026 yazına kadar uzamıştı. Ama Klopp yaptığı detaylı açıklamada zihnen çok yorulduğunu, bir araya ihtiyacı olduğunu ve bu nedenle ayrılmasının kulüple kendisi için en doğru karar olduğunu belirtti. Kulüp kameralarına yaptığı açıklama şu an için kararının futbola dönmemek üzerine olduğu ama zamanla bunun değişebileceği üzerineydi. Dolayısıyla hayata dair bir şeyleri kaçırma korkusunu vurguladığı bu konuşması aslında çok daha sert ve üzerine düşünülmesi gereken bir konuyu da önümüze çıkarıyor gibi. Acaba teknik adamların üzerindeki baskı sandığımızdan çok daha büyük mü?

Evet Jürgen Klopp’un yaptığı bu açıklama biraz da içinde bulunduğu kulüple alakalı. En büyük ‘Nemesis’i olduğu Pep Guardiola, Manchester City’de harika bir idari yönetim tarafından destekleniyor. Ferran Soriano ve özellikle Txiki Begiristain bütün saha dışı işlerini Pep’in istediği gibi hallederken başarılı hocanın tamamen saha içine odaklanmasını ve kafasındaki yoğunluğun da dolayısıyla azalmasını sağlıyorlar. Aslında Liverpool da bir süre öncesine kadar böyle harika yönetilen bir kulüptü. Fakat Jürgen Klopp dönemindeki tüm başarının idari merkezinde yer alan Michael Edwards’ın sportif direktörlükten ayrıldığı 2022 yılından beri Jürgen Klopp’un işi çok daha zorlaştı. Muhtemelen saha dışına daha çok çıkmak zorunda kaldı ve geçtiğimiz sezonki kötü performansla birlikte üzerindeki yıpranma payı da çok daha arttı.
Mükemmel futbolculuk kariyerinden sonra teknik adamlık deneyimini de yaşayan Thierry Henry’nin konuyla alakaları söyledikleri düşündürücü: “Son 15 yılda oyunun en iyi iki hocası Pep Guardiola (Barcelona sonrası) ve Jürgen Klopp takımlarını bırakma kararı aldılar. Bunun üzerine düşünmeliyiz. Her hafta 2-3 günde bir basın toplantılarına girip futboldan hiç anlamayan insanlara kendilerini ve taktiklerini anlatmak durumunda kalıyorlar. Taktikten hiç anlamayan bu insanlar onları sorguluyorlar ve sürekli cevap vermek zorundalar. Sadece bu bile sizden çok şey alıyor. Geceleri uyuyamıyorsunuz ve kimsenin umrunda değilsiniz. Medyayı, sponsorları, oyuncuları idare etmek zorundasınız. Bir oyuncu kapınızı çalıyor ve neden oynamıyorum diyor. Bunu açıklıyorsunuz. Bu adamların ailesi olduğunu, onların insan olduğunu unutmamamız gerekiyor.”

Thierry Henry’ye hak vermemek zor. Bir teknik adam gerçekten de işin mental kısmında çok yıpranıyor. Futbolda herkes futbolcuların hayatının zorluğu üzerine düşünüyor ve yorum yapıyor fakat teknik adamlar için aynı hassasiyeti gösterdiğimizi söylemek kolay değil. Bir futbolcu bir günde iki saat antrenman yapıyor. Elbette uyku ve yemek saatleri programlı, antrenmanlardan sonra istedikleri her şeyi yapamıyorlar. Ama çalışmaları ve kulüpte geçirdikleri zaman bir günde 5-6 saati geçmiyor. Fakat teknik direktörler günün minimum 12 saati çalışıyorlar ve yapmaları gereken şey çok daha fazla. Evet, fiziksel olarak yorulmuyorlar ama işin mental tarafında üstlerine binen yük muhtemelen bir futbolcunun kat kat üzerinde. Daha kötüsü kulüpte geçirdikleri miminum 12 saatin dışında eve gittikten sonra da oyun, takım ve futbolcuları üzerinde düşünmeye devam ediyorlar. Futbol ev yaşamlarına da sirayet ediyor ve muhtemelen bunlar kaçırdığımız şeyler. Ama özellikle Thierry Henry’nin bir cümlesi çok daha önemli: “Onlar kismenin umrunda değiller.”
Evet taraftarlar, camialar ve medya bugüne kadar bunun üzerine çok düşünmedi. Ama Henry’yle benzer düşünen bir futbol profesyoneli daha var. İsveç’in Hammarby takımının teknik ekibinde yer alan Abel Lorincz’in de bu konuda bazı fikirleri var: “Tecrübelerime göre maalesef kulüplerin antrenörlerinin refahına veya ruhsal durumuna çok az önem verdiğini görüyorum. Örneğin, eğer kulüpte bir psikolog varsa, genellikle oyuncularla birlikte çalışır ama ben hiç teknik ekiple ilgilenen bir psikolog görmedim.”

Dolayısıyla artık kulüplerin de teknik adamlarını biraz daha koruma altına alması mantıklı olabilir. Oyun her geçen gün hızlanıyor ve saha içinde futbolculardan talep edilen şeyler de sürekli artıyor. Ama işin teknik adam kısmını da ıskalamamak gerek. Bu gerçekten özel bir meslek ve çok büyük zorluklara sahip. Haftadan haftaya sadece sonuçlar üzerinden siyah ya da beyaz olarak değerlendiriliyorsunuz ve bunu yıllarca yaşıyorsunuz. Üstelik bir maçın sonucu çok değişkene sahip bu oyunda sizin kontrolünüz dışındaki sayısız faktörden etkileniyor ama siz sadece yaptığınız 3-4 hamle üzerinden değerlendirilmeye devam ediyorsunuz. Evet, işin doğası bu ve teknik adamlar bunu yaşamak zorundalar. Fakat eğer böyle zorluklar varsa Lorincz’in belirttiği eksikler de giderilmeli. Artık teknik direktörlerin mental sağlığının kulüpler tarafından garanti altına alındığı bir döneme girmemiz için son sinyal Jürgen Klopp tarafından verilmiş olabilir. Eğer bu durum dikkate alınmazsa Liverpool camiasının yaşadığı üzüntünün benzerleri de önümüzdeki dönemde gelecek gibi görünüyor.
ÖNE ÇIKANLAR
Son yıllarda dünya genelinde yükselen trend haline gelen padel tenis, klasik tenisle benzer özellikler taşıyan ancak kendine özgü dinamikleriyle fark yaratan bir raket sporudur. İspanya, Arjantin, Meksika başta olmak üzere Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinde milyonlarca kişi tarafından oynanan spor hem eğlenceli hem de sosyal yönü güçlü bir aktivitedir. Küçü…
Fitness yolculuğuna başlayanların zihninde en sık beliren sorulardan biri, “3 ayda vücut ne kadar gelişir?” sorusudur. Özellikle yaz ayları yaklaşırken ya da özel bir etkinlik öncesinde bu merak daha da yoğunlaşır. Ancak bu sorunun basit bir cevabı yoktur çünkü vücut gelişimi kişiden kişiye değişen genetik faktö…
Kilo verme yolculuğunda herkesin karşılaştığı en yaygın durumlardan biri, belirli bir noktada kilo kaybının durmasıdır. İlk aylarda düzenli olarak tartıdan inen rakamları gören kişiler, aynı kiloda sabit kaldıklarını fark ettiklerinde büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Bu durum, vücudun doğal …
