Denver Nuggets: NBA’in Yeni Hanedanı mı?
Son şampiyon Denver Nuggets, 2023-2024 NBA sezonunun da en büyük zirve adaylarından biri. Peki Nikola Jokic ve arkadaşları ligin yeni hanedanı olabilir mi?
Başarının tek bir tarifi yok. Her şeyi etiketlemeyi seven tüketim dünyasında bile başka ihtimaller mümkün. O dünya size NBA’de başarının sadece koşmaktan ve üçlük atmaktan geçtiğini söyleyebilir. Ama yüzüğe giden yolda hâlâ başka ayrıntılar saklı.
Evet, Boston Celtics 2023-2024 sezonunu beş oyuncunun dışarıda oynadığı düzenle, maç başına 43 üçlük kullanarak kırmış vaziyette. Kristaps Porzingis ve Jrue Holiday’in gelişiyle oyununu başka bir seviyeye taşıyan, 100 pozisyonda yediğinden 12 sayı fazla atan Celtics, bütün istatistikleri alt üst etti ve 60 galibiyet barajını aşmak üzere. Lakin modern oyunda sadece Boston’ın formülü geçerli değil.

Mesela son şampiyona bakın. Nikola Jokic’in parmakları üzerinde yükselen Denver Nuggets, maç başına 32 üçlük deniyor. Öyle ki neredeyse şutörü olmayan Orlando Magic’le yakın sayıda üçlük kullanıyorlar. Rakiplerine pek fark atmayan Denver, 60 galibiyeti de zorlamıyor. Yanlış anlamayın, Michael Malone’un öğrencileri gayet iyi bir sezon geçiriyor. Ama örneğin Batı Konferansı’nın zirvesinde tek değiller, Oklahoma City Thunder ve Minnesota Timberwolves ile mücadele halindeler. Denver savunma verimliliğinde onuncu, hücum verimliliğinde altıncı sırayı almış vaziyette ve savunmada birinci, hücumda ise ikinci olan Boston’a şu an uzaktan bakıyor.
Özetle, hemen her şeyde gayet iyi, hiçbir şeyde yenilmez değiller. Peki nasıl oluyor da şampiyonluğun en büyük favorilerinden biri olarak anılıyorlar? Daha da önemlisi, bir kez daha kazanırlarsa bu NBA için ne ifade edecek?
1970’lerden 2020’lere
Dünyanın her anlamda sarsıldığı 1970’ler, NBA için de farklı bir dönemdi. 1960’ları egemenliği altına alan Boston Celtics, bir süreliğine izne ayrılmış, Los Angeles Lakers ise henüz hâkimiyeti ele geçirmemişti. Bu yüzden de 1971 ile 1975 arasında beş farklı takım şampiyon oldu. Yetmişlerin sonu da taze zaferlerin devriydi. 1977’de Portland, 1978’de Washington, 1979’da ise Seattle ilk ve tek şampiyonluklarını tarihe kazıdı. 1980’lerde Lakers-Celtics rekabetiyle büyüyen NBA, 1990’larda Chicago Bulls ile küreselleşti. 2000’lerde Kobe ile Shaq’ın hükümdarlığını San Antonio Spurs’ün istikrarı takip etti. 2010’ların başını Miami Heat taşıdı, devamını ise Golden State Warriors devrimi getirdi. Bunları neden saydık? Yetmişlerin farkını anlayalım diye. Zira aslında hanedanların tarihi olan NBA’de 1970’ler bir istisna. Ve yaşadığımız günler…

Toronto Raptors’ın 2019’daki zaferinden beri her yıl farklı bir takım zirveye çıktı. Pandemi, LeBron James’in son dansına şahitlik etti. Lakers’ın zaferini Giannis Antetokounmpo ve Milwaukee Bucks’ın şampiyonluğu izledi. 2022, Warriors’ın Stephen Curry ile kazandığı son yüzüktü. 2023’te ise sahneye Nuggets çıktı. Bütün bu zaferlerde aynı zamanda son şampiyonların hüsranları saklıydı. LeBron ile Anthony Davis’in yükselişini tuhaf Russell Westbrook takası sendeledi. 2022 NBA Finali 6. maçını 50 sayı ve 14 ribaund ile bitiren Giannis’in krallığının uzun sürmesi bekleniyordu. Fakat Khris Middleton’ın sakatlıkları ve Miami Heat, o serüvene çomak soktu. Warriors ise Curry mucizesi etrafında ‘yaşlı-genç’ karışımını bir türlü kuramadı.
Dolayısıyla şimdi herkes aynı şeyi merak ediyor: Nuggets da tek şarkılık bir şampiyon mu olacak? Heat’i 4-1 devirerek yüzüğü alan Nuggets, aslında bu sezon da Celtics ile birlikte NBA’in referans noktası. Onları Celtics’ten daha güvenilir yapan şey ise büyük maç oynama kabiliyetleri. 2023-2024 normal sezonu da bunun özeti gibi. Celtics ile iki kez karşılaşan Nuggets, 7 Mart’ta sadece 21’te 4 üçlük atarak kazanırken 19 Ocak’ta ise 31’de 8 üçlük isabeti bularak sonuca gitmişti. All-Star arasından beri vites büyüten Nuggets, Timberwolves’u 3, Heat’i ise 6 sayı farkla geçti. Lakers’ı ise son 4 dakikasına berabere girdikleri maçta 10 sayı farkla yendiler. Hiçbirinde Boston gibi büyük farklara gitmediler ama hepsinde kendilerinden eminlerdi. Mucizevi bir Kyrie Irving şutuyla kaybettikleri Dallas Mavericks maçında bile son çeyreğe geride girmişler, sonra mücadeleyi sakince dengeye getirmişler. Az kalsın kazanacaklardı.
Büyük Anların Takımı
Sükunet, Denver Nuggets’ı özetleyen kelimelerden biri. Özgüven, kimya, düzen ve liderlik de öyle. İki kez MVP seçilen Nikola Jokic, takımın tartışmasız lideri. Ve Jokic’in liderliği, paylaşmaya dayanıyor. Asla “Ben, ben, ben” demiyor, en kritik topları bile takım arkadaşlarına bırakabiliyor. Denver’ı rakiplerinden daha tehlikeli yapan da bu. Topun her hücumda Jokic’e değeceği aşikâr ama oradan kime gideceği hep soru işareti. Michael Porter Jr. ve Kentavious Caldwell-Pope, genelde köşelerde duran iki inanılmaz şutör. Jamal Murray, Jokic’in en büyük pick-and-roll partneri. Aaron Gordon ise pota çevresinde liderinden gelecek her pasa hazır olan devasa bir alley-oop makinası.

Denver’ı playoff’ta mükemmel yapan düzen de bu isimlerde saklı. Normal sezonda ilk beşini 30-34 dakika arasında oynatan Koç Malone, playoff’ta Jokic ile Murray’ye maç başına 40 dakika veriyor. Gordon, MPJ ve KCP ise playoff rotasyonunda 35 dakikaları alıyor. Geriye kalan sürede ise iki oyuncunun yedekten gelip tamamlayıcı rol üstlenmesi yetiyor. Geçen sezon bunu Bruce Brown ile başaran, Jeff Green ve Christian Braun’dan da katkılar alan Nuggets, bu sezon Peyton Watson’ın çıkışıyla harika bir savunmacı kazandı. Watson ile Braun’ın yanına eklenen Reggie Jackson’la 8 kişilik rotasyon şekilleniyor.
Saha içi ve saha dışı uyumları, en çok büyük anları oynama becerilerinde kendisini hissettiriyor. Thinking Basketball’dan Ben Taylor’ın ifadesiyle son 10 yılın en iyi “clutch” takımı olan Nuggets, en kritik anları herkesten iyi oynuyor. Mesela bu sezon tam 36 maçlarında son 5 dakikada fark 5 sayı ve altına indi, yani clutch anlara kaldı. O maçların 24’ünü kazanan Denver’ın clutch galibiyet oranı yüzde 66.7. Ne tesadüf ki geçen sezon playoff’ta da son 5 dakikaya kafa kafaya girilen maçları yüzde 66.7 oranla kazanmışlardı. Kısacası, rakibe umut vermeyi, sonra o umudu ikili oyunlarla söndürmeyi seviyorlar. İşler kızışınca rakipler Jokic-Murray ikili oyununa nasıl savunma yapacağını bir türlü bulamıyor, “Jokic’in pas vermesini mi tercih ederiz, şut atmasını mı?” sorusuna yanıt veremiyorlar. Nikola Jokic de o kafa karışıklığının ortasında istediği gibi at koşturuyor.
Basın toplantılarının gündeminde de bu soru var. Geçen hafta Denver maçı öncesi “Bütün lig bu sorunun peşinde” diyerek aynı meseleye giren Tom Thibodeau, kendisini bir anda Denver destanı, hatta Jokic şiiri yazarken buldu. “Perde yapıyor, devriliyor, post-up oynuyor, herkes için en harika şutları yaratıyor. Hep doğru oyunun peşinde” diyerek övdüğü Jokic’in savunmasını da öne çıkardı. Jokic’in maharetli ellerine ve ribaund becerisine değinen Koç Thibs’e göre Sırp pivot hem üretiyor hem rakibi bozuyordu.
Ciddiyetiyle tanınan Tom Thibodeau, aslında kimseyi övmeyi pek sevmezdi. Ama o gün rakibi için bir istisna yapmıştı. Ve övgüleri sahada da karşılık buldu. Nikola Jokic, ligin en iyi savunmalarından birine karşı yılın asisti seçilebilecek bir pas verdi. Bir pozisyonda alçak postta New York Knicks’in iki özel savaşçısının (Josh Hart ile Isaiah Hartenstein) üzerine geldiğini gören Jokic sırtı potaya dönük bir şekilde dururken bir anda şapkadan tavşan çıkarmış ve tek elle, bakmadan, arkasına verdiği pasla Aaron Gordon’ı bulmuştu.
Yılın asisti mi demiştim? Kimin umrunda ki? Denver için büyütmeye gerek yoktu. Bu şov da mesailerinin parçasıydı. Ve o mesailer, asla ego savaşlarına girmeyen bir yapı inşa etmişti. Şimdi o mimariden NBA’in yeni hanedanını çıkarmak vardı.
ÖNE ÇIKANLAR
Son yıllarda dünya genelinde yükselen trend haline gelen padel tenis, klasik tenisle benzer özellikler taşıyan ancak kendine özgü dinamikleriyle fark yaratan bir raket sporudur. İspanya, Arjantin, Meksika başta olmak üzere Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinde milyonlarca kişi tarafından oynanan spor hem eğlenceli hem de sosyal yönü güçlü bir aktivitedir. Küçü…
Fitness yolculuğuna başlayanların zihninde en sık beliren sorulardan biri, “3 ayda vücut ne kadar gelişir?” sorusudur. Özellikle yaz ayları yaklaşırken ya da özel bir etkinlik öncesinde bu merak daha da yoğunlaşır. Ancak bu sorunun basit bir cevabı yoktur çünkü vücut gelişimi kişiden kişiye değişen genetik faktö…
Kilo verme yolculuğunda herkesin karşılaştığı en yaygın durumlardan biri, belirli bir noktada kilo kaybının durmasıdır. İlk aylarda düzenli olarak tartıdan inen rakamları gören kişiler, aynı kiloda sabit kaldıklarını fark ettiklerinde büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Bu durum, vücudun doğal …