Alperen’in Yeni Yolculuğu
Spot: Houston Rockets, Kevin Durant’le kadrosunu güçlendirdi. Alperen Şengün liderliğindeki takımın yeni hedefi ne?
Tarihi günlerden mi geçiyoruz? Spora böyle bakmayı severiz. Kimse sıradan bir sezonun parçası olmak istemez. Özellikle spor basını için değişimlerin ortasında olmak mühimdir. Değişim kıyas getirir. Eski mi daha iyiydi yeni mi? Değişim satar. Michael Jordan mı, LeBron James mi? Dolayısıyla yazanlar, çizenler, konuşanlar için kaygan zeminler kârlıdır. Her gelişmeyi büyük resme yerleştirmek, o büyük resmi tarihi bir bağlam içinde okumak ve bütün bunları figürler, takımlar, ekoller üzerinde somutlaştırmak değerlidir.
2000’lerin başından beri farklı evrelerde değişime, bazen ise devrime sığınıldı. Önce 21. yüzyılın ilk yıllarında Steve Nash’li Phoenix Suns’ın öncülük ettiği hücum devrimi vardı. Arkasından 2010’ların başında Stephen Curry’li Golden State Warriors’ın üçlük devrimi geldi. Tempo yükseldi, oyun hızlandı, pozisyonlar kısaldı. Milenyumun başında takımlar maç başına 14 üçlük kullanıyordu, şimdilerde ortalama 37 adet kullanıyorlar. Milenyumun başında hücum reytingleri 100 pozisyonda 102 civarlarındaydı, bugün ise 114’leri geçti. Yani herkes daha verimli hücum ediyor, daha fazla sayı atıyor ve her sene aynı tartışma devam ediyor.

2024-2025 NBA şampiyonu Oklahoma City Thunder bir tez mi yoksa antitez mi? Onlar hücum devriminin devamı mı yoksa yeni başlayan savunma devriminin öncüsü mü? Shai Gilgeous-Alexander liderliğindeki takım, NBA’de yeni bir çağın habercisi mi? Bütün bunları uzun uzun tartışacağız gibi görünüyor. Thunder’ın Indiana Pacers’ı yedi maçta geçtiği, son maçta Tyrese Haliburton’ın sakatlandığı seri, epey uzunca bir süre kafaları karıştıracak. 2024 Boston Celtics, modern hücum trendlerinin eseri olan, katı savunmasını harika bir alan paylaşımıyla tamamlayan ekiplerden biriydi. Üçlük, o Celtics’i herkesten farklı yere taşıdı.
Oysa Thunder öyle mi? Normal sezonda ligin açık ara en iyi savunması olan, topa yaptığı baskıyla NBA tarihinin en iyi savunmalarından birini ortaya çıkaran Thunder, hücumda da maharetliydi ama bunu üçlükle yapmıyordu. Lig ortalamasının altında üçlük kullanarak 68 galibiyet elde ettiler. Play-off’ta daha da az üçlük attılar, daha da kötü yüzdeyle bunları isabete çevirdiler. Öyle ki Pacers’la oynadıkları epik final serisinin dördüncü maçını 111-104 kazanırken 16’da 3 üçlük kullandılar. Yanlış okumadınız, 16 deneme, 3 isabet. Yani bu Thunder, bildiğimiz pek çok şeyin tersine aktı. Tarihi bir sertlikte savunma yaptılar, rakipleri çileden çıkardılar ve bazen hücumda tuğla atarak kazandılar.
Bugünlerde pek çok takım savunmayı esas kimliği yapıyor. Hakemler sertliğe daha fazla izin veriyor. Topa baskı ise lig genelinde artmış durumda. 2010’ların ortasında kısalan, pivotların hükümsüzleştiği 5’ler yerini çift uzunlu 5’lere bıraktı; takımlar uzamaktan, sertleşmekten korkmuyor. Bu akımın baş köşesinde olan takımlardan biri de Alperen Şengünlü Houston Rockets. Ime Udoka’nın göreve geldiği ilk sezonda 41 galibiyet alan Houston, 2024-2025 sezonunu 52 galibiyetle Batı Konferansı ikincisi olarak bitirdi ve play-off’un ilk turunda Golden State Warriors’la kapıştı. 4-3 kaybettiler belki ama Stephen Curry, Jimmy Butler ve Draymond Green karşısında önemli dersler elde ettiler.

Tıpkı Thunder gibi Rockets da esas kimliği savunma olan takımlardan biri. Thunder 107 savunma reytingiyle ligin zirvesini alırken Rockets da 111 savunma reytingiyle lig dördüncüsüydü ve bir önceki şampiyon Celtics’in önündeydi. Rockets’ın lider Thunder ve ikinci Orlando Magic’ten farkı top kaybına odaklanmamasıydı. Elbette Amen Thompson, Tari Eason gibi oyuncularla onlar da rakipleri top kaybına zorluyorlardı fakat felsefelerinin merkezinde bu yoktu. Rockets fiziksel üstünlüğünü her pozisyonda hissettirdi, normal sezonun son bölümünü ve play-off’u çift uzunlu 5’lerle geçirdi, alan savunmasına başvurdu. Rakibi yıpratmak hücumda da kimliklerinin parçasıydı. Hücum ribaundu yüzdesinde tepede olan, neredeyse kaçırdığı her üç şuttan birini alan Houston, rakiplerine nefes aldırmıyordu. Sürekli temas, sürekli ribaund savaşı, sürekli yeni pozisyon…
Temsilcimiz Alperen Şengün bu resmin neresinde? Tam ortasında. Basketbolda iyi bir savunma inşa etmek istiyorsanız bunu sadece kısalarla yapamazsınız. Alperen ABD’ye giderken ve NBA’de parlarken fark yarattığı alanlar maharetli elleri ve hücumdaki oyun okuma becerisiydi. Fakat bu sezon yeteneklerini savunmaya da taşıyabileceğini gösterdi. Sezonun büyük bölümünde 5 numara olarak konumlandı, play-off’ta ise 4 numaraya geçti. Bazen alan savunmanın en ortasında yer aldı, bazen de köşeleri savundu. Görevi ne olursa olsun, hepsinde daha çevik ve tecrübeli olabileceğini gösterdi. Bazen Steven Adams’la, bazen Jabari Smith Jr.’la, bazen de Amen Thompson’ın 4 numara olduğu kısa 5’lerle Alperen sahneye çıktı ve savunmanın temeli oldu.

Tuğlaları önce savunmaya koyan Houston, play-off ilk turunda hücumda duvara tosladı. Yaz başlar başlamaz da önlemi buraya aldılar. Jalen Green ile Dillon Brooks’u Phoenix Suns’a gönderip karşılığında Kevin Durant’i getirdiler. Dorian Finney-Smith ve Clint Capela ile anlaştılar. Alperen Şengün’ün Socrates Dergi’nin Ağustos’ta çıkacak yeni sayısına verdiği röportajda belirttiği gibi takımın kadrosu şu an “Fred VanVleet ve bodyguardları” şeklinde. Alperen’in yanına sadece Adams ya da Capela değil, Jabari de eklenebilir. Durant ya da Finney-Smith 4 oynayabilir. Ama iki tane pozisyona bu kadar yetenekli oyuncu sığmayacağına göre bunlardan bazıları 3 numaraya kayacak. Özetle, aynı anda üç tane uzunun yan yana oynaması olası. Fakat bunun işlemesi için Fred’e yardım da gerekiyor. Fred’e oyun yönlendirmede Alperen’in pas becerisi ve oyun zekâsı kadar Amen Thompson’ın top taşıması ve deliciği de eklenecek. Top bu üçlünün denetiminde olacak.
Lig savunmaya ve uzamaya doğru gidiyor dedik ama şampiyonluk için kilit bir özellik daha var. İşler sıkıştığında hücumda çözüm üretmek. Nikola Jokic, Denver’ın zafer yürüyüşünde bütün kapıları açan adamdı. Alan ve top paylaşımı Boston’a doğal bir üstünlük getirmişti. OKC ise en kritik yerlerde topu Shai Gilgeous-Alexander’a verdi ve MVP’nin çözüm üretme kabiliyetine yaslandı. Houston için de bu isim Alperen. Fakat Alperen’in merkezden oyunu kurduğu, bazen bitirdiği, bazen paylaştığı topları değerlendirmek için iyi şutörlere ihtiyacı var. Denver, Jokic etrafında bu yapıyı kurmuştu. Houston da Durant’le Alperen’in hatta Alperen ile Amen’in etrafını donatıyor. Peki ya bu hamle tutmazsa ne olur? Sıkıntı yok, Houston’ın elinde çok değerli draft hakları var. Bir sonraki hamleyi de yine Alperen ile Amen’in etrafına kurgulayabilirler.
Kevin Durant 1988 doğumlu, NBA kariyerinin son demlerinde. Houston’ın çekirdeğini oluşturan Alperen ile Amen gibi yıldızlar ise 2002-2003 doğumlu isimler. Bu bir çelişki yaratıyor mu? Udoka döneminde gördük ki hayır. İki yaz önce Fred VanVleet ile Dillon Brooks’u kadroya katan, geçen yaz Steven Adams’la imzalayan Houston, kaybederek gelişmeye inanmıyor. Merdivenleri çifter çifter çıkmaya çalışıyorlar. Son yıllardaki NBA şampiyonlarına bakınca da onları kınamak mümkün mü? Lig 2019’dan beri yedi sezonda yedi farklı şampiyon gördü, en son 1970’lerde olan işler yaşanıyor, her yıl başka bir takım öne çıkıyor, kimse hegemonya kuramıyor. Oklahoma City Thunder bu gidişatı kırmak istiyor. Houston Rockets ise bu yola yeni eklenen halka olmak istiyor.
Yani değişim sadece oyunda değil. Değişim her sene yeni aktörlerin öne çıkışında da var. Alperenli Houston, NBA’in tepesine çıkan yeni aktörlerden biri olmaya çalışıyor. Milli basketbolcumuzu All-Star’da izledik, play-off ilk turunda izledik ve şundan eminiz: Hayat onun için çok hızlı akıyor. NBA’deki yolculuğunda da gidilecek daha çok yol var. Şu an uzun bir serüvenin henüz başındayız.
ÖNE ÇIKANLAR
Son yıllarda dünya genelinde yükselen trend haline gelen padel tenis, klasik tenisle benzer özellikler taşıyan ancak kendine özgü dinamikleriyle fark yaratan bir raket sporudur. İspanya, Arjantin, Meksika başta olmak üzere Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinde milyonlarca kişi tarafından oynanan spor hem eğlenceli hem de sosyal yönü güçlü bir aktivitedir. Küçü…
Fitness yolculuğuna başlayanların zihninde en sık beliren sorulardan biri, “3 ayda vücut ne kadar gelişir?” sorusudur. Özellikle yaz ayları yaklaşırken ya da özel bir etkinlik öncesinde bu merak daha da yoğunlaşır. Ancak bu sorunun basit bir cevabı yoktur çünkü vücut gelişimi kişiden kişiye değişen genetik faktö…
Kilo verme yolculuğunda herkesin karşılaştığı en yaygın durumlardan biri, belirli bir noktada kilo kaybının durmasıdır. İlk aylarda düzenli olarak tartıdan inen rakamları gören kişiler, aynı kiloda sabit kaldıklarını fark ettiklerinde büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Bu durum, vücudun doğal …